Bizimle İletişime Geçin

Edebiyat

Karşı Duvardan Koparak Yüzüme Çarpan Çığlık

EKLENDİ

:

Kaşlarını çatmışsın çarşıda yürürken
Rengini değiştirmişsin yüzünün
Lakin yanıldım da bir koşu gidip
Çınar ağacının gölgesine sığındım
Cehennemden korktum üstelik
Mecbur kaldım sonra kendimi içeriye aldım
Bir şey kalmasın diye ortalıkta
Bir yangına koşar gibi koştum.

Sonra rüzgâr esti silip süpürdü ortalığı
Rüzgârı kovalayan bir halk çıktı oradan
Yaşasın dedi hep bir ağızdan; yaşasın
Yaşasın da bize cesaret versin artık
Çakır gözlerindeki parıltı
Cakalı yürüyüşü bile yeter
Yeter ki canı sağ olsun
Yeter ki Vatan var olsun.

Halktır bu ister durur ne varsa dünyada
Lâkin alamaz hiçbir şeyi doğru dürüst
İster; bıkmadan, usanmadan ister
Ne kadar savaş çıksa da aldırmaz
Ne kadar bela gelse başına fark etmez.

Bu kanlı tarihten bir şey çıkarsa eğer
Bir güneş doğarsa bu yıkıntıların üzerine
Çocukların ışığa doğru koşarken ki
Çığlıkları gibi sevinçten
Bir tarih çıkarsa eğer
Kanayan yüreklerin üzerinden
Sevinmeli miyim acaba ben?
Musibetini çağıran adamın haline bakılırsa
Kolay değil temellerini sağlam tutmak
Harcı karmak kolay değil.

Demiş miydim nereye gidilir buradan?
Nereye gider bu tren? Bu kaçış nereye?
Ben neredeyim şimdi? Aklım nerede?
Hepsini bir bir açıklamak lazım artık
Açıklamak açıklamak açıklamak
Bir umumi itiraz halinde
Bir koro halinde açıklamak.

Ben burada biraz yalnızım gibi duruyorum
Başımdaki ağırlıktan anlıyorum dünyanın
Ne kadar dayanıklı olduğunu
Ateş gözlü haramiler rahat vermiyor bir türlü
Danışıklı dövüşlerden biliyorum
Düğümü çözmek için ise
Bir kılıç darbesi yeterli olacak
Bir darbe, bir darbe, bir darbe
Hepsi bu kadar aslında.

Daha Fazla Yükle

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çok Okunanlar