Bizimle İletişime Geçin

Kitap

Tadımlık Kitaplar

Bu bölümde insaniyet.net okurları için imkânlar elverdiğince ve ulaşabildiğimiz edebî kitaplardan birkaç dize veya cümle içeren özlü ifadeleri paylaşacağız sizlerle. Nasip olursa her ay, yedi kitaptan oluşan TADIMLIK KİTAPLAR’ı sunacağız.

EKLENDİ

:

Tadımlık bir yiyecekten, içecekten tadına bakmak amacıyla bir parça nasiplenmek… Güzel bir eserden okurun dikkatini çekecek kısa ve öz paylaşımlar sunmak… Güzel ve etkileyici olan şeylerden çok az miktarda yararlanmak…

Edebiyatımız, bin yıldır verilen eserlerle gökyüzünde bir güneş gibi temaşa ediyor. Evet, Türk Edebiyatı, en az bin yıldır gökyüzünde bir noktayı kendine ait kılmış ve o noktadan tün insanlığa ışık ve ısı saçmakta.

Bu bölümde insaniyet.net okurları için imkânlar elverdiğince ve ulaşabildiğimiz edebî kitaplardan birkaç dize veya cümle içeren özlü ifadeleri paylaşacağız sizlerle. Nasip olursa her ay, yedi kitaptan oluşan TADIMLIK KİTAPLAR’ı sunacağız.

Buyurun bu ayın TADIMLIK KİTAPLARI’na…

1-) “Avrupa, yağmurdan kaçarken doluya tutuldu. Başka bir patolojiden, din savaşlarından, kurtulmak için Vestfalya Barışı ile ulus devleti icat etti. 20. yüzyılda iki dünya savaşı çıkartarak hastalığını her yere bulaştırdı.” (s. 165)

“Mostari Bir Köprü Bekçisinin Günlüğü”, Gündüz Vassaf, YKY, İstanbul, 2013.

2-) “Biligdin urur men sözümke ula (Bilgiden vururum sözüme temel)

Biligligke ya dost özüngni ula (Bilgiliye ey dost, gönül bağla)

Bilig birle bulnur sa’âdet yolı (Bilgiyle bulunur mutluluk yolu)

Bilig bil sa’âdet yolını bula (Bilgi bil, mutluluk yolunu bul)” (s. 47)

“Atebetü’l-Hakayık”, Edip Ahmed b. Mahmud Yükneki (Hzl. Reşid Rahmeti Arat) TDK Yayınları, Ankara, 1992.

3-) “Saadet, ruhun rükûdetinden başka bir şey mi? Bazıları mal kudretine, bazıları ikbal debdebesine, bazıları visal zevkine saadet diyorlar. Aziz dost, bunların hepsi birden bizi mesut edecek kudrette değildir. Senek’in dediği gibi dünyevî hazlar bizim dışımızdadır. Ne malın, ne ikbalin, ne de cismanî visalin bizim ruhumuzla bir alakası vardır.” (s. 28)

“Erenlerin Bağından” Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1985.

4-) “Fırtına kömürdü elmas oldu

Gül saçıldı insan oldu

Bülbül çerden çöpten atladı

Her sabah yağmur demetlerini

Derlemeye çağıran benim o biçiliş sesim

Kayalarda yeniden ulu bir yuva yaptı” Fırtına 8’den (s. 25)

“Şiirler III Körfez / Şahdamar Sesler” Sezai Karakoç, Diriliş Yayınları, İstanbul, 1978.

5-) “İyiyim, merak etme. Bu çay, bu hurma… Harabelerin orada yaptığımız o şahane piknikleri hatırladım. O zamanlar her şey ne güzeldi! Bir eksiğimiz yoktu değil mi? Sonra babam tehditler almaya başladı. Kasabadan ayrıldık sonunda ama aklımız geride kalmıştı. Hele ben! Hep sizleri, bensiz sürdürdüğünüz oyunları düşünüp üzülüyordum.” (s. 340)

“Şirin’in Düğünü” Cihan Aktaş, İz Yayıncılık, İstanbul, 2016.

6-) “Saatine bakınca bileklerinde bir gün daha ölüyor. Üzerindeki kazak, içinde gezinen çocuklara da dar geliyor. Onların da koşularını engelliyor. Olmadık yerde, üzerindeki elbiseler, sana ait olmadıklarını haykırıyor. Olmadık yerde çocukların da karşısına duvarlar çıkıyor. Sen kazaktan uzanan iki çelik elden kurtulmaya çabalıyorsun. Gece, ayaklarından tırmanmaya başlıyor. Ne yaparsan yap, başkasının elbisesini giymek düşlerini de sönükleştiriyor.” (Olmadık Bir Ânda’dan, s. 55)

“Uzaklık Yaralar” Ali Işık, Pruva Yayınları, Ankara, 2019.

7-) “Yeter bakalım, yeter; alttan alta gagalayıp durma yine: İnsanların içi doğumlarından ölümlerine kadar dertlerle dolup taşmaktadır. Kimisi yutkunaraktan bunları içine atar, orda turşusunu kurar, kimisi de vicdandan nasip almamış olup senin gibi bir enayiye rastladı mı dert torbasını ağzına kadar açıp karşısındakinin her daim daralmış zamanlarını içine döker de döker.” (s. 195)

“Dert Dinleme Uzmanı”, Adalet Ağaoğlu, Everest Yayınları, İstanbul, 2014.

Hazırlayan: Murat Erdoğan

Çok Okunanlar