1. Anasayfa
  2. Söyleşi

TV Programcısı/Spiker /Tiyatrocu Hülya Gezgin ile Tuhaf Bir Söyleşi

TV Programcısı/Spiker /Tiyatrocu Hülya Gezgin ile Tuhaf Bir Söyleşi
0

İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi mezunu. Tiyatroyla, İstanbul Üniversitesi Tiyatro Kulübü’nde tanıştı. Yıldız Kenter ve Mehmet Birkiye’nin öğrencisi oldu. TRT baş spikerlerinden Altan Varol’dan sunuculuk ve spikerlik, Müjdat Gezen Kültür ve Sanat Merkezi’nde uygulamalı dramaturji ve fonetik dersleri aldı. Radyo ve televizyonlarda sunuculuk ve spikerlik, dublaj ve seslendirme, gazete ve dergilerde muhabirlik ve sayfa editörlüğü de yaptı.
Oda Tiyatrosu ve Fuaye Oyuncuları ile başladığı profesyonel tiyatro çalışmalarını Sanatoryum Sahne Sanatları ve Tiyatro Akademi Oyuncuları ile sürdürdü. Hülya Gezgin, hâlen drama ve diksiyon öğretmenliği yapıyor.

 

  • Sizi tanıyabilir miyiz çok kısa?
  • Çok kısa? Hülya Gezgin.
  • O kadar kısa değil J
  • İnsanın kendini tanıtması çok zor değil mi? Nasıl tanıtmalıyım? İstediğim şeyi seçebilir miyim? Yoksa eğitim durumu, yaptığım işler falan olmalı mı?
  • Soruya soruyla karşılık vermeyin J Neyse ben sizi tanıtacağım zaten. Yine de siz özetleyin.
  • Anladım. İstanbulluyum. İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi mezunuyum. Üniversitemin tiyatro topluluğunda tiyatroya başladım. Çeşitli radyo kanallarında programlar hazırlayıp sundum. Sonra televizyona geçtim. Birçok kanalda haber sunuculuğu, program hazırlama, konuk ağırlayıp söyleşi yapma gibi işlerle uğraştım. Tiyatro dersleri aldım. Muhabirlik yaptım. Diksiyon dersi verdim. Özel tiyatrolarda çok sayıda oyun oynadım.
  • Bu işlerin içinde en çok hangisini sevdiniz?
  • Kesinlikle tiyatro.
  • Sanki diğer işlerinizi hiç sevmemiş gibi söylediniz.
  • Televizyon dünyası çok yıpratıcı. Sürekli ve istikrarlı performans gerekiyor. Bir üstünlük yarışı oluyor. Kıskançlıklar oluyor. 
  • Niçin tiyatro?
  • Herkesin bir var olma biçimi var. Benimki de bu. Kimliğimi buluyorum adeta.
  • Tiyatro var olduğunuzu hissetmenizi mi yoksa varlığınızı ispatlamanızı mı sağlıyor?
  • İkisi de. Yazarak, çizerek, beste yaparak kendini gerçekleştiren insanlar gibi ben de kendimi sahnede gerçekleştiriyorum.
  • Ama yazma, çizme, beste işlerinde insanlar ortaya bir eser çıkarma gibi işler yapıyorlar. Sizin evrene katkınız nedir?
  • Tiyatro insanlara içlerindeki gizli gücün varlığını hissettirebilir. Bir keşif alanı olabilir. Hem içinde olabilir hem dışında kalabilirsin gerçekliğin. Tiyatroda önce beş duyunu kullanmayı öğrenirsin. Sahnede olmak; yürümeyi, konuşmayı tekrar öğrenmeyi gerektirir. Kendini görebilmenin yeridir tiyatro.
  • Anladım ama sorumun cevabı bu değil. Sizin özel katkınızı sordum.
  • Bu klasik bir röportaj olsaydı olmazdı değil mi?
  • Olmazdı.
  • Neyse. Evrene katkıda bulunmak gibi bir amacım olmadı. En iyi yaptığım iş buydu. Bunu yaptım.
  • Evet, şimdi klasiğin dışına çıkmış olduk. Samimiyetiniz için teşekkürler. Peki tiyatronun size özel katkısı nedir?
  • Tam olarak bilmiyorum. Ruh ve beden farklı karakterlerde buluştukça insan kendini daha iyi görebiliyor sanırım.  
  • Görünce ne oluyor?
  • Farklı karakterler inşa etmek, hem öğretici hem de özgürleştirici. Olamadığın herkes olabilirsin kurgusal gerçekliklerde. Ama hayatın provası yok.
  • Güzel. Bunu biraz açın.
  • Belki de kendi ruhsal karmaşıklığı ile başa çıkamayan insanın belli bir senaryoya göre davranması, yazılmış repliklerle konuşması, sınırları kesin olarak çizilmiş belli bir karaktere bürünmesi söz konusu olduğu için tiyatroda yaşam daha kolay. 
  • Bu cevapta daha önce söylediğiniz “kendi olmak” değil, kendini aramakla uğraşmamak için başka kimliklerle sahnede var olmak var. Belki bu kolayınıza geldi?
  • Belki öyledir.
  • Belki mi? Öyle mi, değil mi?
  • Beni köşeye sıkıştırma abla.
  • Abla demeseydiniz.
  • Ama çelişkimi yakalamaya çalışıyorsun.
  • Siz de süslü püslü laflar ediyorsunuz.
  • Doğru şeyler söylüyorum.
  • Abartılı sözler…
  • Peki sen beni tiyatroya yönlendiren insan değil misin? Daha ilkokuldayken bana metin yazan, beni yarışmalara götüren, bana tiyatrocu ol deyip duran sen değil misin?
  • Sakin olun.
  • Hayır cevap ver bakalım. Niçin yaptın bunu?
  • Çünkü tiyatro bence en canlı, en karşılıklı biçimde; “insana insanı insanla anlatma sanatı” ve en önemlisi bu işi çok seviyorsun.
  • Elbette çok seviyorum. Sevmeden olur mu hiç?
  • İşte! Bazen cevap çok yalındır. Bir işin insana en iyi katkısı o işi sevmesidir.
  • Ama sen beklediğin cevaplar için yönlendirici sorular soruyorsun. Röportaj böyle mi olur?
  • Çünkü röportaj yapmayı sevmiyorum ve bu yüzden doğru biçimde yapamıyorum.
  • O zaman niçin buradayız?
  • Bana özgü bir tür söyleşi yapıyorum.
  • Söyletmek istediğin şeyler için kurgulayıp yönlendiriyor, senaryo yazıyorsun.
  • Senaryo yok. Doğaçlama gelişti.
  • Oyunculardan birinin hiç haberi yoktu bunun oyun olduğundan.
  • Güzel bir postmodern oyun olabilir bu bence. Düşünsene, oyuncu oyun olduğunu bilmeden oynuyor. Hayat oyunu gibi. Ayet der ki “Bu dünya hayatı hakikatte sadece bir oyun ve eğlenceden ibarettir.”
  • Kayıt cihazını kapatır mısın?
  • Başıma kötü bir şey gelmeyecekse kapatıyorum. 

 

Ayla Abak, 1966 doğumlu, İstanbullu. 1988’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Muğla, İstanbul ve Ankara’da öğretmenlik yaptı. Hâlen Ankara Şehit Ömer Halisdemir Anadolu İmam Hatip Lisesinde öğretmenliğe devam etmektedir. Ayla Abak’ın İkindi Yazıları, Raillife, Diyanet Çocuk, Diyanet Avrupa, Birdirbir, Seyyide, Türk Dili ve Hece dergisi başta olmak üzere çeşitli dergilerde şiir, masal, hikâye ve denemeleri yayınlandı. Eserleri: Tüm Ortaokullar ve Liseler için Dilbilgisi - Hazar Yayınları Örnekleriyle Kompozisyon Bilgileri - Hazar Yayınları Doğrucu Davut (Masal) - Salıncak Yayınları Kardan Adam Camdan Baktı ( Hikâye) - Salıncak Yayınları Çevre Bilinci (Deneme) - Diyanet İşleri Başkanlığı Sonsuzluk Yurdu: Ahiret (Deneme) - Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları Martıları Evcilleştiren Şairler: Şeyh Yahya Efendi, Şeyhülislam Yahya Efendi (Roman)- Diyanet Vakfı Yayınları Samanyolundaki İslam Atlısı: Mevlana ( Roman )- Diyanet Vakfı Yayınları Ya Ben İstanbul’u Alırım Ya İstanbul Beni ( Roman)- Timaş Yayınları Aşkı Söylemek/Galib’in Hüneri (Roman)- Timaş Yayınları

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir