1. Anasayfa
  2. Şairin Gör Dediği

Şairin Gör Dediği-7

Şairin Gör Dediği-7
0

Ney ve def bir meclise girerse 

Sezâdur sînemi müşt ile ursam nâle eylerken

Müretteb meclis-i dil-dâre Feyzî deff ü neydür bu (Feyzî Divanı, g. 105/5.)

Ey Feyzî! Sevgilinin meclisinde def ve ney çalınmaktadır. Ben de inlerken, göğsüme muşta ile vursam yaraşır.

Bu beyitte, aşk meclisinde çalınan def ve ney eşliğinde, âşığın sevgiliye duyduğu derin özlemi ve acıyı hem ruhsal hem de bedensel bir ifadeyle dile getirdiğini görüyoruz. Ney, tasavvufta ruhun Allah’a olan özlemini ve aşkın derinliğini dile getirirken, def ise genellikle coşku ve ritmi temsil eder. Bu beyitte de aşk meclisi bir müzik eşliğinde yaşanan derin bir aşk ve vecd halini anlatır.

Sevgilinin Meclisi: Def ve Ney

Meclis-i dil-dâr, yani sevgilinin meclisi. Bu mecliste def ve ney çalınır. Aşkın verdiği derin vecd hali vardır. Def, ritmik bir çalgı olarak bu meclisin coşkusunu ve aşkın verdiği duygusal hareketliliği temsil ederken, ney derin bir iç çekiş ve inleyişle aşkın acısını dile getirir. Bu iki enstrümanın bir araya gelmesi, aşkın hem coşkulu hem de acı veren yanlarını aynı anda gösterir.

Âşığın Bedensel İfadesi: Göğsü Dövmek

Beyitte, âşık, vecd halindeyken tıpkı bir ney gibi inler ve göğsüne muşta ile vurmak (göğsünü yumruklamak) isteği duyar. Bu, aşkın verdiği derin acıyı bedensel olarak ifade etme arzusudur. Vecd halinde âşık, yoğun bir duygusal atmosferdedir. Bu yoğun duygusal deneyim sırasında sadece ruhsal değil, fiziksel olarak da kendini ifade etmek ister. Göğse vurmak, bu yoğunluğun dışa vurumu olarak görülebilir.

Ney ve Defin Birlikteliği

Neyin içinden çıkan inilti, insanın ruhundaki derin yaraların ifadesidir. Burada, âşık kendini bir ney gibi hisseder; aşkın verdiği acıyla sürekli bir inilti halinde yaşar. Def, ritmiyle aşkın coşkusunu ve vecd halini yansıtır. Aşk meclisinde çalınan def, bu coşkulu anı simgeler. Defin vurduğu ritimler, aşkın hareketliliğini ve devamlılığını gösterir. Burada def, aşkın bedene yansıyan yönünü ifade ederken, ney daha çok ruhsal ve duygusal acının sesi olarak karşımıza çıkar. Def ve ney birlikte, aşkın hem coşkulu hem de acı veren yönlerini bir araya getirir.

Ney ve def bir meclise girerse mi?

Kemerlerinizi bağlamayı unutmayın.

Gaziantep’te doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Nizip’te tamamladı. 1996-97 eğitim öğrenim döneminde Mısır El-Ezher Üniversitesi Şeria Fakültesinde öğrenim gördü. 2002’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Prof. Dr. A. Azmi Bilgin danışmanlığında, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “XVIII. Yüzyıl Divan Şiiri Musiki İlişkisi” adlı yüksek lisans tezini 2010’da; “Tarih Kaynağı Olarak 16. Yüzyıl Divan Şiiri” adlı doktora tezini 2014’te tamamladı. 2013-2015 arasında Yunus Emre Enstitüsü, Türkoloji Projesi kapsamında Sudan Kur’ân-ı Kerim ve İslamî İlimler Üniversitesi, Diller Fakültesi, Türkçe Bölümünde Türk Dili Okutmanlığı yaptı. Halen Kocaeli Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Osmanlı Türkçesi ve İslamî Türk Edebiyatı Anabilim Dalında öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Eserlerinden bazıları şunlardır: Osmanlı Bilgeleri Fuzûlî, Osmanlı Bilgeleri Şeyh Gâlib, Şiir Aynasında Tarih, Drina Köprüsü Hatıralarım ve Balkanların Izdırapları, Bilinmeyen Aliya (Arapça’dan Tercüme), Türkiye’nin Düşünce Birikimi Mutasavvıflar, Türkiye’nin Düşünce Birikimi Edebiyatçılar ve Şehir Üzerinde Düşünceler adlı eserlerde kitap bölümleri.

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir