Anladık ki Dünya Nedir
Dünya tatlı bir yeşillik Dağ gölgesi bir serinlik Yeşil ekinler bir seyirlik Anladık ki dünya nedir Gezer durur yeryüzünde Pervaz vurur gökyüzünde Gece gündüzün peşinde…
Dünya tatlı bir yeşillik Dağ gölgesi bir serinlik Yeşil ekinler bir seyirlik Anladık ki dünya nedir Gezer durur yeryüzünde Pervaz vurur gökyüzünde Gece gündüzün peşinde…
Özünde var olanı sürdü sahaya da Saha bir cevelan kazandı böylece Zor zamanlardı, sıkı, baskılı, karışık, Kırık ve kırgındı zaman Güneşin doğuşunu Görmenin umudu içinde.…
Unutulmayan her şey şiir olur Avuçlarına sığmayan kuşlar mesela Hiçbir yere bırakamadığın telaşların Tekinsiz bir aynadan söz eden maslahatgüzar Issızlığın kuluçka dönemine giren toprakta Yekinen…
Ney ve def bir meclise girerse Sezâdur sînemi müşt ile ursam nâle eylerken Müretteb meclis-i dil-dâre Feyzî deff ü neydür bu (Feyzî Divanı, g. 105/5.)…
yapay bir intiharı kuşanıyorum saatlere itimadım kalmayalı göçünü unutmuş göçmen kuşlara imreniyorum yüreğimde ve fakir odamda onunla uyanma faslı biteli bir karınca ordusu çekilirken…
Sabah erkenden çıktım evden. Her sabah insanların âdeta üst üste bindiği benim ise bu doluluk oranından ötürü kendi kendime, herhalde bu araç cennete gidiyor diye…
Balıkesir, 10 Mart 1985, Octavio Paz “Kartal mı Güneş mi?” 6 Mart’ta İzmir’de aldığım kitabı bugün (10 Mart 1985) Balıkesir’de bitirdim. Kartal mı, Güneş…
Çamlıca’dan yuvarlanıp Gıcırdayan metal merdivenden aktı Nemli elleriyle tokatladı kalabalığı Kısıklı’dan metroya bindi rutubet Caddede tel örgüler içinde Çam iğneleri emiyor güneşi İzliyor toprağının yok…
“Drama Köprüsü bre Hasan/Dardır geçilmez /Bre Hasan dardır geçilmez Soğuktur suları da Hasan/ Bir tas içilmez Anadan geçilir Hasan/ Yardan geçilmez/ Bre Hasan yardan geçilmez…
Dâvud’un nağmeleri ve neyin ciğer yakan sesi Belîg gönlümüzi âhen olsa da eridir Sadâ-yı nây-ı ciger-sûz u nagme-i Dâvud (Beliğ Mehmed Emin Divanı, g. 39/9)…